Dünyayı Dinliyorum

mit Zekeriya Şen, Açık Radyo, Istanbul

Radio multicult.fm übernimmt die wöchentliche Weltmusik-Sendung von Zekeriya Şen bei Açık Radyo, Istanbul. Açık Radyo arbeitet als Kollektiv von 26 festangestellten und ~100 freien JournalistInnen seit 1995 nach dem Motto 'open radio is open to all the sounds, colours and vibrations of the universe'.

© Zekeriya Şen für multicult.fm (2011)

Seit 1997 sendet Açık Radyo auch online und unterhielt eine lange, fruchtbare Zusammenarbeit mit radiomultikulti (RBB, Berlin), die multicult.fm sehr gerne fortführt.

Radio multicult.fm sunar: Her hafta Dünya Müziği ezgilerinin yer aldığı, İstanbul Açık Radyo'dan Zekeriya Şen tarafından sunulan program. Dünyanın tüm ritimlerine kucak açan, Dünyanın her köşesinden gelen farklı ezgilerin konuk edildiği program tam bir dünya müziği cümbüşü.

Dünyanın müziklerini keşfetmeye ve bu şekilde, kültürler ve değişik yaşam biçimlerini tanımaya devam eden program hem dünya müziğini tanıtıyor, hem de müziğin bir yaşam biçimi olduğunu savunuyor.

13 Kasım 1995'te yayına geçen Açık Radyo, İstanbul ve çevresine yayın yapan "bölgesel" bir radyo istasyonu. Ayrıca, 92 ortaklı bir Anonim Şirket, ama kâr amacı gütmeyen kuruluşlar gibi çalışıyor, üç aşağı-beş yukarı eşit pay sahibi 92 ortağı olan bir kolektif.

Şiârı: "Kâinatın tüm seslerine, renklerine ve titreşimlerine Açık Radyo"

1997'den beri online takip edilebilen Açık radyo geçtiğimiz yıllarda radiomultikulti (rbb) ile bir paylaşım içerisindeydi. Bu paylaşım artık multicult.fm ile mutlu bir şekilde devam etmekte...

Dünyanızı dinlemeyi unutmayın!

> die Sendezeiten von Dünyayı Dinliyorum auf Radio multicult.fm

  

© www.mixcloud.com/dünyayidinliyorum/ Sendung#392

Dünyayι Dinliyorum | 18.09.2014

#392

Burası 94,9 Açık Radyo ve farklı ülkelerden gelen yerel müzikleri dinlediğimiz programımıza hoş geldiniz. Bu hafta dünyanın farklı köşelerinden gelen ninnilere kulak vereceğiz. Buna benzer 2 program yaklaşık 100 program önce yapmıştık ama bu defa daha eskilerde kaydedilmiş olan özgün ninnileri sizler ile paylaşacağız. Malum, Ninnilerin insanlığın tarihi kadar eski olduğu iddia edilmekte. Ninniler en evrensel ve antik insan sanat formunun başında geldiğini düşürürsek, bu iddia o kadar da yanlış değil. Ninniler dünyamızın her köşesinde, her kültürde, her dinde ve dilde söylenmekte; aslında bir yönden bakıldığında insan olarak asla başaramadığımız ortak noktanın müziksel izdüşümü. Bu melodik yapıların geçmişi ise insanlığı ilk anlarına kadar uzanmakta, insan kadar eski, organik ve hala var olmakta. Mağara insanlarının ninni söylediği bilinmekte, varın artık siz düşünün?

This edition of Dünyayι Dinliyorum is also available as pocast on mixcloud.

 

 

 

 

 

 

 

Die letzten Sendungen: | content of recent radioshows:

  

© www.mixcloud.com/dünyayidinliyorum/ Sendung#391

Dünyayι Dinliyorum | 11.09.2014

#391

Ben Zekeriya Şen ve dünyamızın farklı köşelerinden gelen ritimlere, aşina olmadığımız melodilere kulak misafiri olduğumuz bir Dünyayı Dinliyorum programımızda daha karşınızdayız. Bu haftaki programımızda karşınıza Finding Fela adlı belgeselin müzikleri ile çıkıyoruz. Belgeselin adında da anlaşılacağı üzere sanatçımız efsanevi Afrobeat tarzının yaratıcısı Fela Kuti ve grubu Nigeria 70. Söz konusu belgeselin yönetmeni Alex Gibney ve geçtiğimiz yıllarda sahnelenen müzikal Fela'nın oyuncuları kullanılmış. Söz konusu belgeselde Fela Kuti'nin özel ve sanat hayatına bir ışık tutuluyor. Pek çok müzisyen ile röportaj yapılırken aynı zamanda ailesinin fertleriyle de güzel röportajlar var. Özellikle Fela'nın müziksel bayrağını taşıyan oğulları Femi ve Seun Kuti'nin katkıları çok hoş. Belgeselde yer alan müzikler Fela'nın en iyilerini yansıtmıyor ama 38 yıllık kariyerindeki müzik gelişimini çok güzel sergiliyor. En azından Fela Kuti'ye aşina olmayan dinleyiciler için güzel bir tanıtım.

This edition of Dünyayι Dinliyorum is also available as pocast on mixcloud.

 

 

 

© www.mixcloud.com/dünyayidinliyorum/ Sendung#390

Dünyayι Dinliyorum | 04.09.2014

#390

Haftanın son gününden bizi dinleyen dünya müziği tutkunlarına merhaba. Açık Radyo'ya hoş geldiniz. Bu hafta duduk virtüözü, pek çok albümde önemli katkıda bulunmuş olan efsanevi Djivan Gasparyan'ın yeniden basılan iki önemli albümünden gelen parçalara kulak vereceğiz. Kanımca dünyadaki en duygu yüklü, ağlayan ve dinleyenin ruhunu yakalayan enstrümanlardan biri duduk. Kayısı ağacından yapılan bu enstrüman Ermenistan'ın en belirgin yerel müzik enstrümanı. Özellikle çobanlar tarafından çalınan bu enstrüman belki bundan dolayı bir ova, meydan ve huzur hissiyatı vermekte. Ancak bununla birlikte de bir hüzün hakim. İnsanı dinleyerek huzura ve derin düşüncelere sürükleyen bir enstrüman. Ve Djivan Gasparyan bunun dünyadaki en önemli sanatçısı. Bu programda dinleyeceğimiz iki albümün adı I Will Not Be Sad in This World ve Moon Shines At Night. İlki 1983, ikincisi ise 1993 yılında piyasaya çıktı.

This edition of Dünyayι Dinliyorum is also available as pocast on mixcloud.

 

 

 

© www.mixcloud.com/dünyayidinliyorum/ Sendung#389

Dünyayι Dinliyorum | 28.08.2014

#389

Dünyanın farklı köşelerindeki ritimleri bir saat boyunca evimize davet ettiğimiz, kulaklarımıza farklı ezgiler ile tanıştırdığımız Dünyayı Dinliyorum programımıza hoş geldiniz. Bu hafta sizleri Japon Yoshida Brothers veya Japonların dediği gibi Yoshida Kodai ile tanıştıracağım. Söz konusu kardeşler 1999 yılında beri müzik platformundalar ve ilerledikleri kulvarın adı geleneksel Japon müziği olarak sınıflandırılan Tsugaru-Jamisen. Bu tür müzik geleneksel shamisen enstrümanı ile yapılan bir müzik olup Japonya'nın en Kuzey bölgesi olan Aomori'ye aittir. Shamisen enstrümanı çerçevesinde müzik yapan ikili şu ana kadar 4 tane uluslararası albüm ve 5 tane sadece Japonya'da çıkan albüm ürettiler.

This edition of Dünyayι Dinliyorum is also available as pocast on mixcloud.